Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net
ev / genel / 2005: Kırgızistan’da Lale devrimi.

2005: Kırgızistan’da Lale devrimi.

Ev / Genel / 2005: Kırgızistan’da Lale devrimi.

2005: Kırgızistan’da Lale devrimi.

Geçici Hükümet Başkanı Roza Otunbayeva, çatışmalar sırasında yaşamını kaybetmiş ve yaralanmış kişilerin ailelerine tazminat ödeneceğini söyledi. Kırgızistan Sağlık Bakanlığının verdiği bilgilere göre 7 Nisanda meydana gelen olaylarda 75 kişi yaşamını kaybetti ve binden fazla kişi yaralandı.
Lale Devriminden Kanlı Devrime Nasıl Gelindi.
2005 yılı Mart ayında Kırgızistan parlamento seçimleri sonrası ayaklanmalar başlamış, “Lale Devrimi” sonucunda Cumhurbaşkanı Askar Akayev iktidarı yıkılmış, Kurmanbek Bakiyev cumhurbaşkanı vekili ve başbakan olarak atanmıştır. K.Bakiyev Temmuz 2005’de ezici bir çoğunlukla cumhurbaşkanı seçilmiştir. Fakat o tarihten bugüne dek geçen süreçte Kırgızistan’da aslında görece bir istikrar hakim olmuştur. Nitekim 2006 yılı Mayıs ayında Anayasa reformu ve yolsuzlukla daha fazla mücadele talebi ile kitlesel protestolar düzenlenmiştir. 2007 yılı Ekim ayında anayasa değişiklikleri onaylanmıştır. Muhalefet bu değişiklikleri otoriter rejime doğru atılan bir adım olarak nitelendirmiştir. 2007 yılı Aralık ayında parlamento seçimlerinde hile ve yolsuzluklar yaşanmış, 2009 yılı Temmuz ayında Bakiyev yeniden cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bu seçimler de de yasa ihlalleri ve hile gerekçesiyle gözlemcilerce eleştirilmiştir. 2010 yılı Ocak ayında muhalefet liderlerinden İsmail İsakov, yolsuzluk gerekçesiyle 8 yıl hapis cezasına çarptırılınca, muhalifler açlık grevlerine başlamıştır.

2005 yılı Mart ayında Kırgızistan parlamento seçimleri sonrası ayaklanmalar başlamış, “Lale Devrimi” sonucunda Cumhurbaşkanı Askar Akayev iktidarı yıkılmış, Kurmanbek Bakiyev cumhurbaşkanı vekili ve başbakan olarak atanmıştır. K.Bakiyev Temmuz 2005’de ezici bir çoğunlukla cumhurbaşkanı seçilmiştir. Fakat o tarihten bugüne dek geçen süreçte Kırgızistan’da aslında görece bir istikrar hakim olmuştur. Nitekim 2006 yılı Mayıs ayında Anayasa reformu ve yolsuzlukla daha fazla mücadele talebi ile kitlesel protestolar düzenlenmiştir. 2007 yılı Ekim ayında anayasa değişiklikleri onaylanmıştır. Muhalefet bu değişiklikleri otoriter rejime doğru atılan bir adım olarak nitelendirmiştir. 2007 yılı Aralık ayında parlamento seçimlerinde hile ve yolsuzluklar yaşanmış, 2009 yılı Temmuz ayında Bakiyev yeniden cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bu seçimler de de yasa ihlalleri ve hile gerekçesiyle gözlemcilerce eleştirilmiştir. 2010 yılı Ocak ayında muhalefet liderlerinden İsmail İsakov, yolsuzluk gerekçesiyle 8 yıl hapis cezasına çarptırılınca, muhalifler açlık grevlerine başlamıştır.[i]  Bir taraftan iktidar baskılarını yoğunlaştırdıkça muhalefetin tepkileri de artmaya başlamıştır. 2010 yılı Mart ayında muhalefet Lale Devrimi yıldönümünde, yani 24 Martta K.Bakiyev’in istifası talebiyle mücadeleye başlayacaklarını açıklamışlardır.  Son bir yıl içinde ülkede bir devrim havası esiyordu aslında. Fakat hiç kimse olayların bu kadar hızlı ve aniden gelişeceğini tahmin etmiyordu. Çünkü K.Bakiyev’in uygulamaları bir karşıdevrim yönetimi niteliğindeydi. Nisanın 6’sında hükümet karşıtı göstericilerin başlattığı olaylar, gittikçe iç savaş düzeyine gelmiştir.  Talas şehrinde başlayan ayaklanmalarda parlamentoda temsil edilmeyen muhalif Ata-Meken Partisi’nin liderliğindeki 5 bin protestocu bölge valisini rehin almış, vali gece yapılan polis baskınıyla kurtarılırken, muhalefet lideri Almazbek Atambayev makineli tüfeklerle evine giren güvenlik görevlilerince tutuklanmıştır. Nisanın 7’de ise muhalefet, protestoları Bişkek’e taşıyabilmiştir. Başkent Bişkek’te de binlerce kişinin katıldığı protesto gösterileri başlayınca sıkıyönetim ilan edilmiş, izinsiz göstericilere polis tarafından sert müdahalede bulunulmuştur. Molotof kokteylli protestoculara, plastik mermi, gözyaşartıcı bomba ve copla müdahale edilmesine rağmen isyancılar, Talas kenti ile Narın, Issık Göl ve Bişkek çevresindeki ilçe ve kentlerde kontrolü ele geçirmiş, valiler ve belediye başkanları rehin alınmıştır. Ardından Bişkek’deki hükümet binaları da basılmış, başsavcılık binası yakılmış ve parlamento binası ele geçirilmiştir.[ii] Muhalefet liderlerinden dışişleri eski bakanı Roza Otunbayeva Geçici Hükümetin başına geçmiştir. Kırgızistan’da meclisi feshettiğini açıklayan geçici hükümet, ülkeyi 6 ay yöneteceğini bildirmiştir. Bakiyev ise ülkenin güneyine kaçmıştır. BBC Rusya bölümü mühabirinin sorularını yanıtlayan K.Bakiyev kendisinin güneyde olduğunu, hala yasal olarak cumhurbaşkanı görevinde bulunduğunu ve muhalefetle görüşmelere hazır olduğunu açıklamıştır. Dün (9 Nisan 2010)  akşam saatlerine dek Bişkek caddelerinde silah sesleri dinmemiştir. Yer yer patlamalar ve havan topları sesi duyuluyordu.[iii] Yeni yönetim yağmaları önlemek için gönüllü birlikler (10-50 kişi arası) oluşturdu. İlke sınırları içindeki Amerikan ve Rus üslerinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Rusya’nın hava üssüne 150 paraşütçü atıldı. [iv] Ülkenin güneyinde K.Bakiyev taraftarlarının ayaklanacağı da yayılan söylentiler arasında. Yarın, ayın 10’da Celalabat’ta bir Halk Kurultayı düzenlenecektir. Halk Kurultayında K.Bakiyev’in taraftarlarının harekete geçebileceğinden endişe edilmektedir. Önce 50 bin kişilik katılımın öngörüldüğü Halk Kurultayına katılacakların listesini sınırlandırılması söz konusu. Kurultay’da şehir polisi ve 200 kişilik halk güvenlik grubu kurultayı denetim altında tutacaktır.[v] Bişkek’ten Geçici Hükümetin yaptığı açıklamalar ise duruma hakim oldukları ve normalleşme sürecinin başladığı yönündedir. K.Bakiyev’in güneyden gereken desteği alabilmesi zor gözükmektedir.
Devrimin Dinamikleri ve K.Bakiyev’in Yanlışlıkları
K.Bakiyev’in Rusya-ABD arasındaki rekabetin kurbanı olduğu söylenmektedir.  Darbenin dış dinamikleri arasında Bakiyev’in Rusya-Çin-ABD dengesini sağlam kuramaması, bu güçlerin hepsinden yana görünmesi ve giderek ABD’ye fazla yanaşması olarak özetlenebilir. K.Bakiyev ABD tarafından desteklenerek iktidara getirilmiş, kısa bir süre sonra Rusya ve Çin saflarına katılmış, ama son günlerde yeniden ABD ile yakın ilişkiler içerisine girmiş bir liderdi.[vi] Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Kırgızistan’daki olayların endişe ile izlendiği belirtilerek, taraflardan itidalli davranmaları istenmiştir. Öte yandan Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Kırgızistanlı yetkilileri ve muhalefeti itidalli olmaya ve şiddetten kaçınmaya çağırmıştır. Rusya’nın Kırgızistan’daki olaylarda parmağı olduğu iddiaları yine V.Putin tarafından reddedilmiştir.[vii] Rusya’nın bu olaylarda muhalefetten yana olduğu bilinen bir gerçekliktir. K.Bakiyev’in ABD ve Rusya arasında oynadığı Manas üssü oyunu Ruslar açısından adeta bir dalga geçmeye eşdeğerdi. Bu yüzden olsa gerek Rusya Kırgızistan’daki Geçici Hükümeti derhal tanımıştır.
Dış etkenler her ne kadar önemliyse de K.Bakiyev’i iktidardan uzaklaştıran ana neden ülke içinde ağır sosyoekonomik durumdur. Kırgızistan sadece post Sovyet ülkeleri içinde değil, aynı zamanda dünyadaki en fakir ülkelerdendir. Kişi başına düşen gelir 780 dolardır (Kazakistan’da bu rakam 8000 dolardır). Halkın yaklaşık %35’i yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. K.Bakiyev baskıcı yöntemlerle siyasi özgürlükleri kısıtlayarak ekonomik reformların başarılı bir şekilde gerçekleştirebileceği ortam oluşturmak istiyordu. Fakat bir taraftan da küresel ekonomik kriz zaten zayıf olan Kırgız ekonomisi üzerinde oldukça olumsuz etki yapmıştır. Dünya Bankası verilerine göre 2009 yılının ekonomik verilerine göre Kırgız ekonomisinde %1’lik bir büyüme yaşanırken son birkaç yılda fiyatlarda %20’lik bir artış yaşanmıştır.[viii] Fakat şunu kesinlikle vurgulamak gerekmektedir. Her ne kadar dış güçlerin baskısına maruz kalsa da ülke içinde sağlam bir halk desteği bulunan iktidarın yıkılması kolay değildir. Maalesef K.Bakiyev Kırgız halkının beklentilerini karşılayamamış, ülke sorunlarını kamuoyu desteği ile değil, baskıcı yöntemlerle aşmağa çalışmış, kendi yakınlarını, aile fertlerini önemli görevlere atamıştır. K.Bakiyev’in oğlu Maksim Bakiyev ülkedeki en önemli yetkililerden biriydi. K.Bakiyev iktidarda olduğu dönemde muhalefete ve özgür basına karşı baskıcı bir politika izlendi. Muhalefetin temsilcileri ve basın mensupları dövülerek hapse atılmış, bazıları da öldürülmüştür.[ix] K.Bakiyev’in 8-9 ay önce ikinci kez cumhurbaşkanı seçilirken oyların %77’sini kazandığını ilan etmesi, muhalefetin talepleri karşısında diyalog yolunu değil, baskı ve yıldırma yöntemini seçmesi devrime uzayan yolu daha da kısaltmıştır. Muhalefetin gittikçe artan talepleri karşısında Mart ayında bir halk kurultayı çağırarak, adeta gözdağı vermek istemesi Sovyet döneminin yönetim metodlarından farkı değildir.
Devrim Bitti, Yaşasın Devrim!
Bugün iktidara el koyan muhalefetin ülkeyi krizden kurtarabilecek somut sosyoekonomik bir program açıklanmamıştır.  Belki de böyle bir programın olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır.  Yapılan açıklamalarda siyasi reformların (küçük çaplı) Roza Otunbayeva 6 ay içinde yeni anayasa kabul edeceklerini, seçim yasasına düzeltmeler yapılacağı, gösteri ve serbest toplanmayla ilgili normların belirlenmesi için gereken yasal düzenlemeler yapılacağını açıklamıştır.[x] Hükümet ekonomik yardım için Rusya’ya müracaatta bulunmuştur. V.Putin “Kırgızistan ve Rusya arasındaki ilişkilerin özel karakterine” vurgu yaparak insani yardımda bulunacaklarını açıklamıştır.[xi] ABD’den yapılan resmi açıklamada Amerikan yönetiminin K.Bakiyev’i desteklediğine dair yayılan haberler yalanlanmıştır. Bundan sonraki süreçte yeni hükümetin ABD ve Rusya arasında denge politikasını sağlamak zorunda olduğu söylenmektedir.
Genel olarak post Sovyet alanda gerçekleşen üç renkli devrimin sonraki gelişim süreci ve ortaya çıkardığı sonuçlar çok farklıdır. Örneğin Gürcistan’da her ne kadar başarılı bir ekonomik reform sağlanamadıysa da yolsuzlukların üzerine gidilmesi, rüşvet ve yağma sistemi ortadan kaldırılabilmiştir. Bu zamana dek Saakaşvili iktidarını ayakta tutan nedenlerden birisi de budur.  Ukrayna’da, yine devrim sonrası ekonomik reformlar gerçekleşemezken yolsuzluk ve rüşvet çarkı durdurulamamıştır. Fakat burada iktidar en azından barışçıl bir yolla el değiştirmiştir. Dahası Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde iktidardaki cumhurbaşkanı V.Yuşenko diğer rakiplerine oranla kıyaslanamayacak kadar az oy kazanmıştır.  Bu şekilde bir iktidar değişikliği dış ve iç şartların yanı sıra bir siyasal kültür düzeyi ile de açıklanabilir.
Post komünist darbelerin yaşandığı ülkelerde göreve gelmiş yeni iktidarların otokrasiye yönelmesindeki en önemli faktör ekonomik olanaklardır. Doğal kaynakları, ekonomik olanakları güçlü olan ülkelerde otoriter rejimlerin şekillenmesi daha kolay olmuştur. Ziar geçiş aşaması aynı zamanda siyasal iktidarın elinde bir ekonomik güç biriktirme süreci olmuştur. Bu ekonomik güç görev başındaki iktidarlara siyasi güçlerini pekiştirme olanağı sunmuştur. Kırgızistan ise post Sovyet ülkeleri arasında en fakir ülkelerdendir ve buradaki iktidarların ekonomik güç biriktirerek otokratik yönetim şekillendirme olanakları zayıftır. Bu yüzden iktidarda bulunan güçler öncelikler kamuoyu desteğini sağlama formülü üzerinde düşünmelidirler. Halkın yaşam standartlarında her hangi bir iyileşme yapmadan, sağlıklı bir reform gerçekleşmeden ise kamuoyu desteğinin kazanılması imkansızdır. Buradaki tek alternatif, halkın mümkün olduğu kadar geniş şekilde temsil edildiği, mutabakata dayalı bir yönetim sisteminin benimsenmesidir. Bu yönetim sistemi bir taraftan halkın sorunlarını çözmeğe çalışırken diğer taraftan reformların gerçekleşmesi yönünde somut adımlar atmalıdır. Mali ve ekonomik kaynakların yetersiz olduğu bir ortamda reformların gerçekleşmesi, en esası, olumlu sonuçlar sağlanması kadar da kolay olmayacaktır. Fakat böyle bir değişim yapılmadığı takdirde de, bu tür darbelerin, ayaklanmaların sıkça yaşanacağı ve kötü bir alışkanlık haline geleceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
[i] http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2010/04/100408_kyrgz_update2.shtml
[ii] Nerdun Hacıoğlu,  Kuzey-Güney savaşı, Hürriyet, 08.04.2010.
[iii] В центре столицы Кыргызстана ведется активная перестрелка, http://24.kg/community/71520-v-centre-stolicy-kyrgyzstana-vedetsya-aktivnaya.html
[iv] Ситуация в Бишкеке начинает стабилизироваться (Киргизия)http://regnum.ru/news/1271817.html
[v] Бектур Асанов: Мы не допустим, чтобы намеченный курултай дестабилизировал ситуацию в Джалал-Абаде (Кыргызстан), http://24.kg/community/71574-bektur-asanov-my-ne-dopustim-chtoby-namechennyj.html
[vi] Sinan Ogan, Kırgızistan’da Devrim Süreci Tamamlanıyor, http://turksam.org/tr/a1975.html
[vii] Elnur Hasan Mikail, Kırgızistan’da İkinci Defa Darbe Oldu, http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3984&kat1=1
[viii]Кыргызстан: бизнес и политика,  http://www.bbc.co.uk/russian/business/2010/04/100408_kyrgyz_business.shtml
[ix] Hamid İsmailov, ‘Kırgız muhalifler Batıdan çok Rusya yanlısı’, http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2010/04/100408_kyrgyz_analysis.shtml
[x] Роза Отунбаева: В Конституцию Кыргызстана будут внесены дополнения и измененияhttp://www.24.kg/politic/71434-ssha-otmenili-dvustoronnie-konsultacii-s.html
[xi] Кыргызстан обратился к России за экономической поддержкой,  http://www.24.kg/politic/71494-kyrgyzstan-obratilsya-k-rossii-za-yekonomicheskoj.html
[xii] New York Times: Переворот в Кыргызстане ставит под угрозу существование ключевой американской базы, http://www.24.kg/politic/71525-new-york-time

Geçici Hükümet Başkanı Roza Otunbayeva, çatışmalar sırasında yaşamını kaybetmiş ve yaralanmış kişilerin ailelerine tazminat ödeneceğini söyledi. Kırgızistan Sağlık Bakanlığının verdiği bilgilere göre 7 Nisanda meydana gelen olaylarda 75 kişi yaşamını kaybetti ve binden fazla kişi yaralandı.

Lale Devriminden Kanlı Devrime Nasıl Gelindi
2005 yılı Mart ayında Kırgızistan parlamento seçimleri sonrası ayaklanmalar başlamış, “Lale Devrimi” sonucunda Cumhurbaşkanı Askar Akayev iktidarı yıkılmış, Kurmanbek Bakiyev cumhurbaşkanı vekili ve başbakan olarak atanmıştır. K.Bakiyev Temmuz 2005’de ezici bir çoğunlukla cumhurbaşkanı seçilmiştir. Fakat o tarihten bugüne dek geçen süreçte Kırgızistan’da aslında görece bir istikrar hakim olmuştur. Nitekim 2006 yılı Mayıs ayında Anayasa reformu ve yolsuzlukla daha fazla mücadele talebi ile kitlesel protestolar düzenlenmiştir. 2007 yılı Ekim ayında anayasa değişiklikleri onaylanmıştır. Muhalefet bu değişiklikleri otoriter rejime doğru atılan bir adım olarak nitelendirmiştir. 2007 yılı Aralık ayında parlamento seçimlerinde hile ve yolsuzluklar yaşanmış, 2009 yılı Temmuz ayında Bakiyev yeniden cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bu seçimler de de yasa ihlalleri ve hile gerekçesiyle gözlemcilerce eleştirilmiştir. 2010 yılı Ocak ayında muhalefet liderlerinden İsmail İsakov, yolsuzluk gerekçesiyle 8 yıl hapis cezasına çarptırılınca, muhalifler açlık grevlerine başlamıştır.[i]  Bir taraftan iktidar baskılarını yoğunlaştırdıkça muhalefetin tepkileri de artmaya başlamıştır. 2010 yılı Mart ayında muhalefet Lale Devrimi yıldönümünde, yani 24 Martta K.Bakiyev’in istifası talebiyle mücadeleye başlayacaklarını açıklamışlardır.  Son bir yıl içinde ülkede bir devrim havası esiyordu aslında. Fakat hiç kimse olayların bu kadar hızlı ve aniden gelişeceğini tahmin etmiyordu. Çünkü K.Bakiyev’in uygulamaları bir karşıdevrim yönetimi niteliğindeydi. Nisanın 6’sında hükümet karşıtı göstericilerin başlattığı olaylar, gittikçe iç savaş düzeyine gelmiştir.  Talas şehrinde başlayan ayaklanmalarda parlamentoda temsil edilmeyen muhalif Ata-Meken Partisi’nin liderliğindeki 5 bin protestocu bölge valisini rehin almış, vali gece yapılan polis baskınıyla kurtarılırken, muhalefet lideri Almazbek Atambayev makineli tüfeklerle evine giren güvenlik görevlilerince tutuklanmıştır. Nisanın 7’de ise muhalefet, protestoları Bişkek’e taşıyabilmiştir. Başkent Bişkek’te de binlerce kişinin katıldığı protesto gösterileri başlayınca sıkıyönetim ilan edilmiş, izinsiz göstericilere polis tarafından sert müdahalede bulunulmuştur. Molotof kokteylli protestoculara, plastik mermi, gözyaşartıcı bomba ve copla müdahale edilmesine rağmen isyancılar, Talas kenti ile Narın, Issık Göl ve Bişkek çevresindeki ilçe ve kentlerde kontrolü ele geçirmiş, valiler ve belediye başkanları rehin alınmıştır. Ardından Bişkek’deki hükümet binaları da basılmış, başsavcılık binası yakılmış ve parlamento binası ele geçirilmiştir.[ii] Muhalefet liderlerinden dışişleri eski bakanı Roza Otunbayeva Geçici Hükümetin başına geçmiştir. Kırgızistan’da meclisi feshettiğini açıklayan geçici hükümet, ülkeyi 6 ay yöneteceğini bildirmiştir. Bakiyev ise ülkenin güneyine kaçmıştır. BBC Rusya bölümü mühabirinin sorularını yanıtlayan K.Bakiyev kendisinin güneyde olduğunu, hala yasal olarak cumhurbaşkanı görevinde bulunduğunu ve muhalefetle görüşmelere hazır olduğunu açıklamıştır. Dün (9 Nisan 2010)  akşam saatlerine dek Bişkek caddelerinde silah sesleri dinmemiştir. Yer yer patlamalar ve havan topları sesi duyuluyordu.[iii] Yeni yönetim yağmaları önlemek için gönüllü birlikler (10-50 kişi arası) oluşturdu. İlke sınırları içindeki Amerikan ve Rus üslerinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Rusya’nın hava üssüne 150 paraşütçü atıldı. [iv] Ülkenin güneyinde K.Bakiyev taraftarlarının ayaklanacağı da yayılan söylentiler arasında. Yarın, ayın 10’da Celalabat’ta bir Halk Kurultayı düzenlenecektir. Halk Kurultayında K.Bakiyev’in taraftarlarının harekete geçebileceğinden endişe edilmektedir. Önce 50 bin kişilik katılımın öngörüldüğü Halk Kurultayına katılacakların listesini sınırlandırılması söz konusu. Kurultay’da şehir polisi ve 200 kişilik halk güvenlik grubu kurultayı denetim altında tutacaktır.[v] Bişkek’ten Geçici Hükümetin yaptığı açıklamalar ise duruma hakim oldukları ve normalleşme sürecinin başladığı yönündedir. K.Bakiyev’in güneyden gereken desteği alabilmesi zor gözükmektedir.

Devrimin Dinamikleri ve K.Bakiyev’in Yanlışlıkları
K.Bakiyev’in Rusya-ABD arasındaki rekabetin kurbanı olduğu söylenmektedir.  Darbenin dış dinamikleri arasında Bakiyev’in Rusya-Çin-ABD dengesini sağlam kuramaması, bu güçlerin hepsinden yana görünmesi ve giderek ABD’ye fazla yanaşması olarak özetlenebilir. K.Bakiyev ABD tarafından desteklenerek iktidara getirilmiş, kısa bir süre sonra Rusya ve Çin saflarına katılmış, ama son günlerde yeniden ABD ile yakın ilişkiler içerisine girmiş bir liderdi.[vi] Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Kırgızistan’daki olayların endişe ile izlendiği belirtilerek, taraflardan itidalli davranmaları istenmiştir. Öte yandan Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Kırgızistanlı yetkilileri ve muhalefeti itidalli olmaya ve şiddetten kaçınmaya çağırmıştır. Rusya’nın Kırgızistan’daki olaylarda parmağı olduğu iddiaları yine V.Putin tarafından reddedilmiştir.[vii] Rusya’nın bu olaylarda muhalefetten yana olduğu bilinen bir gerçekliktir. K.Bakiyev’in ABD ve Rusya arasında oynadığı Manas üssü oyunu Ruslar açısından adeta bir dalga geçmeye eşdeğerdi. Bu yüzden olsa gerek Rusya Kırgızistan’daki Geçici Hükümeti derhal tanımıştır.
Dış etkenler her ne kadar önemliyse de K.Bakiyev’i iktidardan uzaklaştıran ana neden ülke içinde ağır sosyoekonomik durumdur. Kırgızistan sadece post Sovyet ülkeleri içinde değil, aynı zamanda dünyadaki en fakir ülkelerdendir. Kişi başına düşen gelir 780 dolardır (Kazakistan’da bu rakam 8000 dolardır). Halkın yaklaşık %35’i yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. K.Bakiyev baskıcı yöntemlerle siyasi özgürlükleri kısıtlayarak ekonomik reformların başarılı bir şekilde gerçekleştirebileceği ortam oluşturmak istiyordu. Fakat bir taraftan da küresel ekonomik kriz zaten zayıf olan Kırgız ekonomisi üzerinde oldukça olumsuz etki yapmıştır. Dünya Bankası verilerine göre 2009 yılının ekonomik verilerine göre Kırgız ekonomisinde %1’lik bir büyüme yaşanırken son birkaç yılda fiyatlarda %20’lik bir artış yaşanmıştır.[viii] Fakat şunu kesinlikle vurgulamak gerekmektedir. Her ne kadar dış güçlerin baskısına maruz kalsa da ülke içinde sağlam bir halk desteği bulunan iktidarın yıkılması kolay değildir. Maalesef K.Bakiyev Kırgız halkının beklentilerini karşılayamamış, ülke sorunlarını kamuoyu desteği ile değil, baskıcı yöntemlerle aşmağa çalışmış, kendi yakınlarını, aile fertlerini önemli görevlere atamıştır. K.Bakiyev’in oğlu Maksim Bakiyev ülkedeki en önemli yetkililerden biriydi. K.Bakiyev iktidarda olduğu dönemde muhalefete ve özgür basına karşı baskıcı bir politika izlendi. Muhalefetin temsilcileri ve basın mensupları dövülerek hapse atılmış, bazıları da öldürülmüştür.[ix] K.Bakiyev’in 8-9 ay önce ikinci kez cumhurbaşkanı seçilirken oyların %77’sini kazandığını ilan etmesi, muhalefetin talepleri karşısında diyalog yolunu değil, baskı ve yıldırma yöntemini seçmesi devrime uzayan yolu daha da kısaltmıştır. Muhalefetin gittikçe artan talepleri karşısında Mart ayında bir halk kurultayı çağırarak, adeta gözdağı vermek istemesi Sovyet döneminin yönetim metodlarından farkı değildir.

Devrim Bitti, Yaşasın Devrim!
Bugün iktidara el koyan muhalefetin ülkeyi krizden kurtarabilecek somut sosyoekonomik bir program açıklanmamıştır.  Belki de böyle bir programın olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır.  Yapılan açıklamalarda siyasi reformların (küçük çaplı) Roza Otunbayeva 6 ay içinde yeni anayasa kabul edeceklerini, seçim yasasına düzeltmeler yapılacağı, gösteri ve serbest toplanmayla ilgili normların belirlenmesi için gereken yasal düzenlemeler yapılacağını açıklamıştır.[x] Hükümet ekonomik yardım için Rusya’ya müracaatta bulunmuştur. V.Putin “Kırgızistan ve Rusya arasındaki ilişkilerin özel karakterine” vurgu yaparak insani yardımda bulunacaklarını açıklamıştır.[xi] ABD’den yapılan resmi açıklamada Amerikan yönetiminin K.Bakiyev’i desteklediğine dair yayılan haberler yalanlanmıştır. Bundan sonraki süreçte yeni hükümetin ABD ve Rusya arasında denge politikasını sağlamak zorunda olduğu söylenmektedir.
Genel olarak post Sovyet alanda gerçekleşen üç renkli devrimin sonraki gelişim süreci ve ortaya çıkardığı sonuçlar çok farklıdır. Örneğin Gürcistan’da her ne kadar başarılı bir ekonomik reform sağlanamadıysa da yolsuzlukların üzerine gidilmesi, rüşvet ve yağma sistemi ortadan kaldırılabilmiştir. Bu zamana dek Saakaşvili iktidarını ayakta tutan nedenlerden birisi de budur.  Ukrayna’da, yine devrim sonrası ekonomik reformlar gerçekleşemezken yolsuzluk ve rüşvet çarkı durdurulamamıştır. Fakat burada iktidar en azından barışçıl bir yolla el değiştirmiştir. Dahası Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde iktidardaki cumhurbaşkanı V.Yuşenko diğer rakiplerine oranla kıyaslanamayacak kadar az oy kazanmıştır.  Bu şekilde bir iktidar değişikliği dış ve iç şartların yanı sıra bir siyasal kültür düzeyi ile de açıklanabilir.
Post komünist darbelerin yaşandığı ülkelerde göreve gelmiş yeni iktidarların otokrasiye yönelmesindeki en önemli faktör ekonomik olanaklardır. Doğal kaynakları, ekonomik olanakları güçlü olan ülkelerde otoriter rejimlerin şekillenmesi daha kolay olmuştur. Ziar geçiş aşaması aynı zamanda siyasal iktidarın elinde bir ekonomik güç biriktirme süreci olmuştur. Bu ekonomik güç görev başındaki iktidarlara siyasi güçlerini pekiştirme olanağı sunmuştur. Kırgızistan ise post Sovyet ülkeleri arasında en fakir ülkelerdendir ve buradaki iktidarların ekonomik güç biriktirerek otokratik yönetim şekillendirme olanakları zayıftır. Bu yüzden iktidarda bulunan güçler öncelikler kamuoyu desteğini sağlama formülü üzerinde düşünmelidirler. Halkın yaşam standartlarında her hangi bir iyileşme yapmadan, sağlıklı bir reform gerçekleşmeden ise kamuoyu desteğinin kazanılması imkansızdır. Buradaki tek alternatif, halkın mümkün olduğu kadar geniş şekilde temsil edildiği, mutabakata dayalı bir yönetim sisteminin benimsenmesidir. Bu yönetim sistemi bir taraftan halkın sorunlarını çözmeğe çalışırken diğer taraftan reformların gerçekleşmesi yönünde somut adımlar atmalıdır. Mali ve ekonomik kaynakların yetersiz olduğu bir ortamda reformların gerçekleşmesi, en esası, olumlu sonuçlar sağlanması kadar da kolay olmayacaktır. Fakat böyle bir değişim yapılmadığı takdirde de, bu tür darbelerin, ayaklanmaların sıkça yaşanacağı ve kötü bir alışkanlık haline geleceğini söylemek yanlış olmayacaktır.

[i] http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2010/04/100408_kyrgz_update2.shtml
[ii] Nerdun Hacıoğlu,  Kuzey-Güney savaşı, Hürriyet, 08.04.2010.
[iii] В центре столицы Кыргызстана ведется активная перестрелка, http://24.kg/community/71520-v-centre-stolicy-kyrgyzstana-vedetsya-aktivnaya.html
[iv] Ситуация в Бишкеке начинает стабилизироваться (Киргизия)http://regnum.ru/news/1271817.html
[v] Бектур Асанов: Мы не допустим, чтобы намеченный курултай дестабилизировал ситуацию в Джалал-Абаде (Кыргызстан), http://24.kg/community/71574-bektur-asanov-my-ne-dopustim-chtoby-namechennyj.html
[vi] Sinan Ogan, Kırgızistan’da Devrim Süreci Tamamlanıyor, http://turksam.org/tr/a1975.html
[vii] Elnur Hasan Mikail, Kırgızistan’da İkinci Defa Darbe Oldu, http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3984&kat1=1
[viii]Кыргызстан: бизнес и политика,  http://www.bbc.co.uk/russian/business/2010/04/100408_kyrgyz_business.shtml
[ix] Hamid İsmailov, ‘Kırgız muhalifler Batıdan çok Rusya yanlısı’, http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2010/04/100408_kyrgyz_analysis.shtml
[x] Роза Отунбаева: В Конституцию Кыргызстана будут внесены дополнения и измененияhttp://www.24.kg/politic/71434-ssha-otmenili-dvustoronnie-konsultacii-s.html
[xi] Кыргызстан обратился к России за экономической поддержкой,  http://www.24.kg/politic/71494-kyrgyzstan-obratilsya-k-rossii-za-yekonomicheskoj.html
[xii] New York Times: Переворот в Кыргызстане ставит под угрозу существование ключевой американской базы, http://www.24.kg/politic/71525-new-york-time

alıntı09.04.2010 – Dr. Ali ASKER


Hakkında admin

İlginize teşekkürler


Tayfur köyü antik Trakyen tahtı

Trakyen yarımadası Tayfur köyünde Trakyenlerden günümüze tarih

Çanakkale Trakyen yarımadası ( Thracian Chersonesos) Tayfur köyü mübadele Türklerinin Rumlardan kalma köyüdür. Kaya oyma Trakyen …


Çok yaşlı dut ağacı- Karainebeyli

Gelibolu Karainebeyli Kalaycı dede antik alanı

Kalaycı dede  antik alanı Gelibolu  Karainebeyli köyü Kara Nebi antik mezarlığı yakınındadır. Kalaycı dede  antik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi

 


*


Hakkında antikor