Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net
ev / genel / b i l g i n l e r

b i l g i n l e r

Ev / Genel / B İ L G İ N L E R….!

B İ L G İ N L E R….!

Orta Asya Çin kaynaklarında, Bilginler ile alakalı araştırma yapan ünlü Çin’li düşünür Yüan-Mei, günümüzü o zamanlar gören biriymiş. Sabırla okuyup bu günü düşünür isek kendimizden çok şeyler bulacağız. Metni sizler ile paylaşıyorum.

Dünya ancak az bilgin olduğu zaman düzenlidir.

Neden ?

Dünyada öce köylüler, zanaatkarlar, tüccarlar, ancak ondan sonra bilginler gelir. köylüler arpayla buğday ekerler; zanaatkarlar araç gereç yapar; tüccarlar bulunmayanı sağlarlar. Bu üç kesim bilginleri beslemek zorundadır, ama bilginler bu üç kesimi besleyemez. Dahası kendi kendilerini bile besleyemezler !

Öyleyse bilginler neye yarar ?

Ülkünün korunmasına. Ama ülkünün korunması, insanları ancak çok sonraları ilgilendirir. Gerçekten de ülkü, insanlık, görev, var mı yok mu konusu yaşam için arpayla buğday, araç gereç, alım satım malı kadar önemli değildir. Bu araştırılarak ortaya çıkabilir.

Böyle olunca, bilginler neden sevilip sayılırlar ?

O üç kesim; kontlar, prensler, büyükler olmadan yönetilemez. Bunlar da okumuşlar kesimi olmadan ortaya çıkmaz. Prensler, kontlar, büyükler, öteki üç kesimi yönetince, demek ki bir tek kişi bin ya da on bin kişiyi yönete bilir. Böylece, bilginlerin sayısı çok az, yönetilenlerin sayısı da pek çok olmamalıdır. Eski zamanlarda hükümdar Soun’un yalnızca beş veziri, Hükümdar Wu’nun da on veziri vardı.

Bu çok mudur ?

Bununla birlikte pek çok insan onların yönetimi altında yaşamıştır. Eski bir topluluğun yalnızca bir okulu, bir devletin bir ailenin bir tek özel okulu, bir devletin tek akademisi vardı.

İlk baharla yazın, şarkılar kitabıyla kaynaklar kitabından okunurdu…Sonbahar ile kışın, dans ile müzik öğrenilirdi. Üstelik oturup kalkmanın üç türüyle davranışın altı türü, altı özgün sanat üzerinde ders vardı. Sonra, armağanların nasıl alınacağı, nasıl yollanacağı konusundaki kurallar gelirdi.

O zamanlar bilginlik aşamasına varmanın ne kadar güç olduğu; bilgin olmanın ne kadar çetin olduğu bilinirdi. Onun için köylüler tarlalardan, zanaatkarla tüccarlar zanaatlarından, ticaretlerinden ayrılmazdı. Arpa, buğdaylarını eker, aletlerini yapar, ticaretle uğraşır, böylece de efendilerine hizmet ederlerdi. İşsiz güçsüzler, boş gezenler çoktu. Çünkü az bilgin olduğundan, yalnızca bir tür ders vardı; onlara iyi bir aylık vermek, işte kullanmak kolaydı.

Sonraları artık böyle olmadı. Eskiden bilginlerin kullanıldığı yerler kalktı. Bilginler kolay seçilmeye, satılık olmaya başladı. Dört kitabı incelemiş, bir klasiği ezberleyebilmiş olan herkese artık ‘’bilgin’’ denildi. Bunun için dört kitapla klasiğin derinliklerine bile inmeye gerek bile yoktu.

Bunları üstünkörü bilene bilgin deniliyor, böyle biri de kont, prens, büyük olabiliyordu. On evlik köycüklerde öğretmen giysilerini giymiş bir çok Konfüçyüsçü dolaşmaktaydı, okullardaysa bunlardan yüzlerce vardı. Halk bilgin olmanın, kont, prens, büyük olmanın ne kadar kolay olduğunu görüyordu. Böylece, yetileri ancak köylü, zanaatkar ya da tüccar olmaya yetecek bazı kişiler bilgin oldular; hatta köylü, zanaatkar ya da tüccar olmaya bile yetisi olmayanlar da bilgin oldular.

Ama bunlar bilgin olur olmaz kollarını kımıldatmıyor, yurtla ilgilenmiyorlar, yalnızca kont, prens, büyük olma umuduna kapılıyorlardı. Bir kere olunca da orada kalıyorlardı. Olmayınca kıskanıyor, ajanlık yapıyor ve hükümdarın kendilerini tanımadığından yakınıyorlardı. Hükümdarlar da bu kişileri görünce dünyada artık hiç bilgin kalmadığına inanıyor ve bunlara daha çok tepeden bakıyorlardı. Bu yüzden bilginlerin durumu daha da kötüleşti.

Şimdi de yeryüzünde gerçek bilginler yok değil kuşkusuz. Ama gerçeklerle sahteler birbirne karışmış durumda. Bazı gerçek bilginler sahteye benziyor.

Sayıca nasıl daha az olabilirler ?

Bunları daha geniş bir alanda yetiştirip çok sıkı bir sınavdan geçirmek gerekir. Gök her zaman aynı dahileri yaratmaz, gerçek dahiler de çok değildir. Bunlar maden gibidir; kum ve kükürtle karışık oldukça, içlerinde çok altın ve gümüş olduğu sanılır; ayıklanıp temizlenince, yalnız demirle bakır kalır; a da çok az.

Yetili biri sınavda başarı sağlamazsa ne olacak ?

Birçoğunu kabul etmektense, yetili birini sınavda geçirmek gene daha iyidir. Bu yıl başarılı olamayan, belki gelecek yıl olur. Ama biri sahtecilikle başarılı olursa, kont, prens, büyük olur, sonra da bilgin şeçme görevi ona düşer. Böylece bir adam, elbette kendine uygun olanı seçer. Bu yüzden sahtecilikle başarılı olanların sayısı gittikçe çoğalır, gerçekten yetililer de gittikçe daha çok sınavdan dönerler.

Bu kadar çok bilgin olması, eski zaman yöntemlerinin bırakılmış olması beni üzüyor. Onun için ‘’bilginler’’ üzerine bu araştırmayı yaptım.

YÜAN MEİ (Qing Hanedanlığı, 1716-1797 ünlü bir şair, akademisyen, sanatçı )

Emrah BEKCİ

Araştırmacı Yazar.



Hakkında Emrah Bekci


İlginize teşekkürler


Tayfur köyü antik Trakyen tahtı

Trakyen yarımadası Tayfur köyünde Trakyenlerden günümüze tarih

Çanakkale Trakyen yarımadası ( Thracian Chersonesos) Tayfur köyü mübadele Türklerinin Rumlardan kalma köyüdür. Kaya oyma Trakyen …


Çok yaşlı dut ağacı- Karainebeyli

Gelibolu Karainebeyli Kalaycı dede antik alanı

Kalaycı dede  antik alanı Gelibolu  Karainebeyli köyü Kara Nebi antik mezarlığı yakınındadır. Kalaycı dede  antik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi



*


Hakkında antikor