Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net
ev / genel / bir harf neden onemli

bir harf neden onemli

Ev / Bilim Haberleri / Bir harf neden önemli…..

Bir harf neden önemli…..

Osmanlı arşiv belgeleri üzerine yaptığımız araştırmalar ve sahayı adım adım dolaşarak yaptığımız çalışmaların sonucunu, kamuoyu ile paylaşarak tarihi bir yanlışın düzeltilmesini talep ettik. Neydi bu tarihi yanlış?

Başta il kültür müdürlüğünün http://www.muglakulturturizm.gov.tr/TR,73790/fethiye.html sitesi olmak üzere Vikipedi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kayak%C3%B6y) gibi bilgi kaynağı (!) görülen birçok internet sitesinde, köyün 1800’lerde Rumlar tarafından kurulduğuna ilişkin bilgiler yer almaktadır. Bu ifadeler, bölgedeki en az 500 yıllık Türk tarihinin göz ardı edilmesi demektir. Çünkü Osmanlı Devleti’nin resmi kayıtlarına göre Kayı boyuna mensup Türkmen aileler 1500’lerden itibaren ovada yaşamaktadır.

Elimizdeki en eski kayıtlar bunlar olduğu için en az 500 yıllık tarih diyoruz; çünkü Menteşe Beyliği dönemine ait ayrıntılı kayıtlar mevcut değil. Osmanlı döneminde ise köydeki yaşayan ailelerin lakaplarından, ekonomik durumlarına dek birçok ayrıntının yer aldığı tarihi gerçeklerin yok sayılması ve köyün isminin sıradan bir taş parçası, kaya gibi gösterilmesiydi, yanlışlık. Yani gerçek tarihin birileri tarafından yok sayılması…

Elimizdeki arşiv belgelerinde 1500’lerde Türklerin, günümüzde Kayaçukuru olarak bilinen ovanın doğu-batı hattında, tıpkı şimdi olduğu gibi Fethiye tarafındaki dağ eteklerine var olduğu görülüyor. Türkler, neden ovanın kuzey tarafındaydı? Bu sorunun cevabı çok açık ve net: Ovanın güney tarafında 66 hanelik bir Rum yerleşimi vardı. Bu yerleşim kaynaklarda Elviz (Levissi) köyü olarak geçmektedir. Kaya ya da Kayı değil !

İngiliz konsolosluk raporlarından seyahatnamelere, Osmanlı tahrir ve evkaf defterlerinden mezar taşlarına kadar çeşitli kaynaklar üzerinde yapmış olduğumuz araştırmalarda, ovadaki arazinin büyük çoğunluğunun Türklerin olduğunu tespit etmiş bulunmaktayız. Bu nedenle tarihi kanıtlara uygun olarak ovayı Kayı ovası olarak adlandırıyoruz. Ki bu isim 1928 yılı Türkiye Cumhuriyeti İç İşleri Bakanlığı köy adları formunda da Kayı Köyü olarak mevcuttur. İsteyen herkesle seve seve belgeleri paylaşabiliriz.

Bölgedeki Rumların büyük bir çoğunluğunun ticaret ve çeşitli zanaatlarla uğraştıkları, kaynaklarda net bir şekilde yer almaktadır. Toprak sahibi, tarımla uğraşan Rum aile sayısı oldukça azdır. Ovada tarımla uğraşan ailelerin çoğunluğu Türk’tü. Peki, bu bilgiler neden önemli? Başta resmi kurumlar olmak üzere bugünkü Kaya Köyü’nün tamamını ya da çoğunluğunu Rumlara aitmiş gibi gösteren, tarihi kaynaklar iyi incelenmeden masa başında yazılanların yanlışlığını göstermek açısından önemlidir. Göz ardı edilen nokta, bugünkü gösterilmeye çalışılan sınırlar ile tarihi köy sınırlarının aynı olmadığıdır. Osmanlı’nın yıkılış dönemine dek Elviz, ayrı bir köydü; Kayı, ayrı bir köydü. Türkler ve Rumlar, aynı ovada farklı köyler kurmuşlardı. Bu köylerin sınırları, bugün hâla mevcut olan binalardan bile rahatlıkla anlaşılabilir. Köyü gerçekten tanıyan herkes bunu kolayca anlar.

Gelelim Kayı olmuş Kaya olmuş ne fark eder konusuna. Aslında çok şey fark ettiğini, yukarıda verdiğimiz örneklerle açıklamış bulunuyoruz. Bugün resmi kurumların yanı sıra tarihi mirasa sahip çıktıklarını iddia eden bazı gruplar, sadece Rum yerleşimini tanımakta, sadece onları korumak için çaba sarf etmektedir.

Eğer Kayı diye bir Türk köyünün varlığından haberdar olsalardı, eminiz ki, İç Kayı Mescidi’ni, medresesini 16.yüzyıldan günümüze dek ulaşmış Türk evlerini de bilirler, tarihi bir miras olarak onları da korumak için mücadele ederlerdi. Ayrıca, bugün Keçiler Mezarlığı olarak bilinen mezarlıktan gün be gün çalınan, tarihi mezar taşlarını da gündeme getirirler, bu tarihi değerlerin korunması için çalışırlardı. Bizim gerçekleştirdiğimiz çalışmaya dek yetkililer veya tarihe sahip çıktığını iddia eden bazı gruplardan hangisi bunları gündeme taşıdı? Kim, yetkilileri mevcut tüm tarihi eserlerin korunması ve yok olmaması için göreve çağırdı, hukuki sürecin başlamasını talep etti? Söylemeliyiz ki tarih bilimi söz konusuysa ve objektiflik gündeme alınıyorsa tüm dünyada Levissi olarak bilinen köydeki Rum evleri kadar, ovanın kuzeyindeki yamaçlarda dağınık bir şekilde bulunan ve çoğunluğu 1851 depreminde harap olan tarihi evler, mescid, medrese ve mezar taşlarının KAYI ismi de korunmalı, yaşatılmalıdır.

İşte bu nedenle ovadaki BÜTÜN TARİHİ MİRASA sahip çıkmak, bu konuda farkındalık oluşturmak açısından KAYI ismi önemlidir. Eğer tarihi ismi görmezden gelirsek şu anda olduğu gibi bahsi geçen 500 yıllık tarihi eserleri de görmezden gelmeye devam eder, birilerinin masa başında yazdığı tarihle ve hikâyelerle ovanın tanıtımını yapmaya devam ederiz. Bizim çabamız sadece bir harfin değiştirilmesi değil, HER TÜRLÜ TARİHİ MİRASIN korunması, sahiplenilmesi ve köyün bu özelliklerinin ön plana çıkarılmasıdır.

Bu konuda samimi olan herkesi Likya, Bizans ve Rum yerleşimlerinin yanı sıra Osmanlı eserlerini de sahiplenmeye davet ediyoruz. Gelin hiçbir tarihi gerçekliği reddetmeyerek, ya da ikinci plana atmayarak ovanın tarihi ve doğal dokusunun korunması için birlikte çalışalım. Bu çağrıya uymayıp Kaya, Kayı olmuş ne fark eder Levissi’deki evler elden gidiyor demeye devam edip sadece Rum yerleşimlerini gündeme taşırsanız, tarihi mirasın korunması konusundaki samimiyetiniz hakkında soru işaretleri oluşur!

alıntı Mustafa GÖKÇE – Eren Fehmi EROĞLU



Hakkında admin

İlginize teşekkürler


Tayfur köyü antik Trakyen tahtı

Trakyen yarımadası Tayfur köyünde Trakyenlerden günümüze tarih

Çanakkale Trakyen yarımadası ( Thracian Chersonesos) Tayfur köyü mübadele Türklerinin Rumlardan kalma köyüdür. Kaya oyma Trakyen …


Çok yaşlı dut ağacı- Karainebeyli

Gelibolu Karainebeyli Kalaycı dede antik alanı

Kalaycı dede  antik alanı Gelibolu  Karainebeyli köyü Kara Nebi antik mezarlığı yakınındadır. Kalaycı dede  antik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




*


Hakkında antikor