Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net
ev / genel / “Burada da mı Enver karşıma çıktı” Hayatı boyunca babasını hiç görememiş Padişah Torunu asil vatan sevdalısı Ali Enver Akoğlu (1921-Berlin 1971-Avustralya)

“Burada da mı Enver karşıma çıktı” Hayatı boyunca babasını hiç görememiş Padişah Torunu asil vatan sevdalısı Ali Enver Akoğlu (1921-Berlin 1971-Avustralya)

Ev / Genel / “Burada da mı Enver karşıma çıktı” Hayatı boyunca babasını hiç görememiş Padişah Torunu asil vatan sevdalısı Ali Enver Akoğlu (1921-Berlin 1971-Avustralya)

“Burada da mı Enver karşıma çıktı” Hayatı boyunca babasını hiç görememiş Padişah Torunu asil vatan sevdalısı Ali Enver Akoğlu (1921-Berlin 1971-Avustralya)

Osmanlı İmparatorluğu “Başkumandan Vekili” Enver Paşa’nın Naciye Sultan’dan (Sultan Abdülmecid’in torunu, Şehzade Süleyman Efendi’nin kızı) olan tek oğlu; Ali Enver Akoğlu’dur.

1921 yılında Berlin’de doğmuştur. babasını hayatı boyunca hiç görememiştir. 3 mart 1924’te hilafeti ilga eden Tbmm, hanedan üyelerinin de yurt dışına çıkarılmasına karar vermiştir. Enver Paşa’nın eşi Naciye Sultan, hanedan üyesi olması sebebiyle bu kanun gereği çocuklarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kaybetmiş ve yurt dışına çıkarılmıştır.

Ali Enver’in iki kardeşi daha vardır. bunlar Mahpeyker ve Türkán hanımlardır.
Meclis, 1939’un 5 temmuz’unda anneleri sultan, babaları asker olan hanedana mensup beş çocuğa Türkiye’ye gelme izni verir. bu izinle birlikte Enver Paşa’nın çocukları İstanbul’a dönerler.

Kız kardeşlerinden Mahpeyker hanım doktor, Türkán hanımda kimya mühendisi olur. Ali Enver kendisine babası gibi askerlik mesleğini seçer.

Türkiye’de iken hava harp okulunda okur ve hava subayı çıkar, II. Cihan Harbi yıllarında Londra’da Büyük Elçilikte Hava Ataşe yardımcısıdır. o sırada Londra’da büyük elçi olan Rauf Orbay, onu bir vesileyle Başbakan Churchill’e takdim eder.
Churchill espriyi yapıştırır; ‘burada da mı Enver karşıma çıktı’ diye.
Churchill’in siyasi hayatındaki en büyük fiyaskolardan biri olan Gelibolu- Çanakkale macerasını, Enver Paşa’nın başkomutanlığındaki Türk Ordusu hüsrana uğratmıştır.
Ali Enver Akoğlu, Türk Hava Kuvvetlerinde, Yüzbaşılığa yükselir. Bu rütbede iken kurmaylık sınavını kazanır. Kurmaylığı kabul olmayınca Silahlı Kuvvetlerden istifa eder.
Kurmaylığının kabul edilmeyişini ailesi, Enver Paşa’nın oğlu olmasına bağlar.

Ali Enver Bey, ordudan istifa ettikten sonra özel sektörde çalışmaya başlar ve türkiye’den ayrılır.
Orhan Memed Osmanoğlu Tiran’da uçak kullanmayı öğrenmiş, Enver Paşa’nın hiç göremediği tek oğlu Galatasaray Lisesi mezunu Ali Enver Akoğlu’na da uçmayı öğretmişti, Ali Enver Bey askeriyeden ayrıldıktan sonra deneme pilotluğu yaptı.

1971 aralık’ında avustralya’da eşiyle birlikte gittiği bir tatil köyünde vefat eder; Avustralya’da sadece kışın karlı olan bir karlı dağlar bölgesi vardır. Avustralyanın meşhur kayak kasabası Thredbo civarında kendisi, eşi ve köpekleri kışın karda trekkinge gitmişlerdi. İki gün dönmemişlerdi ve arama kurtarma ekipleri onların peşine düşmüştü. Yoğun sis vardı aramalar 2 gün sonuç vermiyordu. Tam ümidi kesmişlerdiki Ali Enver’in eşini ve köpeğini bitkin bir halde sisin içinde karların üstünde dolanırken bulup kurtardılar. Ali Enver’i ise 3 gün daha aradılar, sis dağılınca helikopterden gördüler. Bir uçurumun dibinde akan bir nehir kenarında yatıyordu kafası suyun içinde kalmıştı.

Naaşı uçakla Türkiye’ye gönderilecekti. Gönderilmeden bir gün önce Türkiye’nin Sydney Başkonsolosluğuna bir telefon geldi. Telefon eden bir ANZAC temsilcisiydi ve şöyle demişti : “ Duydukki Gelibolu’da 1915 – 1916’da savaştığımız Türklerin başkumandan vekili ENVER PAŞA’nın oğlu bizim topraklarımızda şehit düşmüş. O bizim şehidimiz sayılır. Onun için Türk Hükümeti izin verirse ANZAC’lar olarak şehitler için düzenlediğimiz devlet töreni düzenlemek isteriz”.
Türkiye’nin Sydney Başkonslosluğu bu talebi telgrafla Ankara Dışişleri Bakanlığı’na sordu ve gerekli izni aldı. Ali Enver’in naaşı Sydney havaalanından uçakla Türkiye’ye gönderilmek üzereyken ANZAC’lar devlet töreni için havaalanına kalabalık bir grup olarak gelmişlerdi. Çok sert bir rüzgar vardı. Buna rağmen Gelibolu’da savaşmış ve yaşları 90lara yaklaşmış olan bazıları tekerlekli sandalyede, işitme cihazı kullanan ve görme duyuları zayıflamış birkaç Avustralya gazisi de törende hazır bulunmuşlardı. Naaş başında ANZAC’lar adına bir temsilci kısa konuşma yapıp Ali Enver’in kim olduğunu anlattıktan sonra Avustralya askerleri tüfekle 3 kez saygı atışı yapıp saygı duruşunda bulunmuş ve naaş uçağa yüklenirken selam vermişlerdi.  Vefat ettiğinde 50 yaşındadır.

Bu tarihi belge..bizim değerlerimize verdiğimiz değer ile düşmanlarımızın bize verdiği değeri göstermektedir..


Hakkında admin

İlginize teşekkürler


Tayfur köyü antik Trakyen tahtı

Trakyen yarımadası Tayfur köyünde Trakyenlerden günümüze tarih

Çanakkale Trakyen yarımadası ( Thracian Chersonesos) Tayfur köyü mübadele Türklerinin Rumlardan kalma köyüdür. Kaya oyma Trakyen …


Çok yaşlı dut ağacı- Karainebeyli

Gelibolu Karainebeyli Kalaycı dede antik alanı

Kalaycı dede  antik alanı Gelibolu  Karainebeyli köyü Kara Nebi antik mezarlığı yakınındadır. Kalaycı dede  antik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi

 


*


Hakkında antikor