Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net
ev / genel / destanlar turk dunyasinin dilden dile gelen olaylaridir

destanlar turk dunyasinin dilden dile gelen olaylaridir

Ev / Genel / DESTANLAR TÜRK “DÜNYASININ DİLDEN DİLE GELEN OLAYLARI”dır

DESTANLAR TÜRK “DÜNYASININ DİLDEN DİLE GELEN OLAYLARI”dır

Destanlar olmuş bir olayı halkın kendine mal ederek yıllara taşımasıdır. TÜRK MİLLETLERİNDE destanlar ÖNEMLİ BİR KÜLTÜRDÜR.

Genellikle halkta zor anların unutulmadığı ve halkın dilinden düşmediği ve gelecek insanlara aktarılan  dillendirmelerdir.

Destan kültürü müzikle birlikte’de söylenir.

Her bölge kültürünün bir destanı olabilir.

Türkiye türklerinin son gösterdiği çanakkale savaşı, kurtuluş savaşı ve kıbrıs barış harekatı da halk tarafından destanlaştırılmıştır.

ERGENEKON DESTANI;türklerin orta asyadaki zor yaşantılarını nasıl yendiklerini anlatır.

Moğol ilinde Oğuz Han soyundan il Han’ın hükümdarlığı sırasında Tatarların hükümdarı Sevinç Han Moğol ülkesine savaş açtı. ilhan’ın idaresindeki orduyu Kırgızlar ve diğer boylardan da yardım alarak yendi. ilhanın ülkesindeki herkesi öldürdüler. Yalnız il Han’ınn küçük oğlu Kıyan ve eşi ile yeğeni Nüküz ile eşi kaçıp kurtulmayı başardılar.Düşmanın, onları bulamayacağı bir yere gitmeğe karar verdiler.

Yabanî koyunların yürüdüğü bir yolu izleyerek yüksek bir dağıda dar bir geçite vardılar. Bu geçitten geçerek içinde akar sular,pınarlar, çeşitli bitkiler, çayırlar, meyva ağaçları, çeşitli avların bulunduğu bir yere gelince Tanrıya şükrettiler ve burada kalmağa karar verdiler. Dağın doruğu olan bu yere dağ kemeri anlamında “Ergene” kelimesiyle “dik” anlamındaki “Kon” kelimesini birleştirerek “Ergenekon” adını verdiler. Kıyan ve Nüküz’ün oğulları çoğaldı.

EERGENEKON DESTANI TÜRK MİLLETİNİN DEMİRLE TARİHİ BAĞLANTISINI halk diliyle anlatır.

Yakutistan’da  yakut ve japon sanatçıların birlikte yaptıkları çok güzel bir destan müzik kültür çalışması, MANAS DESTANI

bir başka manas destanı çalışması

izlemek için tıklayınız:  http://khatylaev.sakhaopenworld.org/video6.html

İlk Türk Destanları

1.Altay  –  Yakut

Yaradılış  Destanı

2.Sakalar  Dönemi

a.Alp  Er Tunga  Destanı

b.şu Destanı

3.Hun   Dönemi

Oğuz  Kağan  Destanı

4.Köktürk   Dönemi

a.Bozkurt Destanı

b.Ergenekon Destanı

5.Uygur   Dönemi

a. Türeyiş  Destanı

b.  Göç   Destanı

İslamiyetin  Kabulunden  Sonraki  Türk   Destanları  :

1.Karahanlı   Dönemi

Satuk Buğra  Han  Destanı

2.Kazak-Kırgız  Kültür  Dâiresi

Manas

3.Türk-Moğol  Kültür  Dâiresi

Cengiz-name

4.Tatar-Kırım

Timur ve Edige Destanları

5.Selçuklu-Beylikler ve  Osmanlı  Dönemleri

a. Seyid  Battal Gazi  Destanı

b. Danişmend  Gazi   Destanı

c.Köroğlu  Destanı

Türk Kozmogonisi-Yaradılış Destanı:Altaylardan Verbitskiy’in derlediği yaradılış destanı özetle şöyledir: Yer gök hiç bir şey yokken dünya uçsuz bucaksız sulardan ibaretti. Tanrı Ülgen bu uçsuz bucaksız dünyada durmadan uçuyordu. Göklerden gelen bir ses Tanrı Ülgen’e denizden çıkan taşı tutmasını söyledi. Göğün emri ile oturacak yer bulan Tanrı Ülgen artık yaratma zamanı geldi diye düşünerek şöyle dedi :

Bir  dünya istiyorum, bir soyla  yaratayım

Bu  dünya nasıl olsun, ne boyla yaratayım

Bunun  çaresi nedir, ne yolla  yaratayımş

Su içinde yaşayan  Ak  Ana,su  yüzünde göründü ve Tanrı Ülgen’e şöyle  dedi :

Yaratmak istiyorsan   Ülgen, Yaratıcı  olarak  şu kutsal  sözü öğren :

De ki hep,” yaptım oldu ”  başka bir şey söyleme.

Hele yaratır  iken,”yaptım olmadı” deme.

Alp Er Tunga

Dünya  sahipsiz kaldı mı

Korkak öcünü  aldı  mı

şimdi  yürek  yırtılır

Felek  yarar  gözetti

Gizli   tuzak  uzattı

Beğlerbeyini  kaptı

Kaçsa  nasıl  kurtulur

Erler  kurt gibi  uludular

Hıçkırıp  yaka  yırttılar

Acı seslerle  bağırdılar

Ağlamaktan gözleri  kapandı

Beğler atlarını yordular

Kaygı  onları durdurdu

Benizleri yüzleri  sarardı

Safran sürülmüş gibi  oldular

Şu destanı M.Ö. 330-327 yıllarındaki olaylarla bağlantılıdır. Bu tarihlerde Makedonyalı iskender, iran’ı ve Türkistan’ı istilâ etmişti. Bu dönemde Saka hükümdarının adı şu idi. Bu Destan Türklerin iskender’le mücadelelerini ve geriye çekilmeleri anlatımaktadır. Doğuya çekilmeyen 22 ailenin Türkmen adıyla anılmaları ile ilgili sebeb açıklayıcı bir efsane de bu destan içinde yer almaktadır. Kaşgarlı Mahmud Divan ü Lügat-it Türk’de iskender’den Zülkarneyn olarak bahsetmektedir.Destanın tesbit edilebilen kısa metni şöyle özetlenebilir: iskender, Türk memleketlerini almak üzere harekete geçtiğinde Türkistan’da hükümdar şu isminde bir gençti. iskender’in gelip geçici bir akın düzenlediğine inanıyordu.Bu sebeble de iskender’le savaşmak yerine doğuya çekilmeği uygun bulmuştu. iskender’in yaklaştığı haberi gelince kendisi önde halkı da onu izleyerek doğuya doğru yol aldılar. Yirmi iki aile yurtlarını bırakmak istemedikleri için doğuya gidenlere katılmadılar. Giden gurubun izlerini takip ederek onlara katılmaya çalışan iki kişi bu 22 kişiye rastladı. Bunlar birbirleriyle görüşüp tartıştılar. 22 kişi bu iki kişiye: “Erler iskender gelip geçici bir kişidir. Nasıl olsa gelip geçer , o sürekli bir yerde kalamaz. Kal aç” dediler. Bekle , eğlen, dur anlamına gelen “Kalaç” bu iki kişinin soyundan gelen Türk boyunun adı oldu. iskender Türk yurtlarına geldiğinde bu 22 kişiyi gördü ve Türk’e benziyor anlamında ” Türk maned ” dedi.Türkmenlerin ataları bu 22 kişidir ve isimleri de iskender’in yukarıdaki sözünden kaynaklanmıştır. Aslında Türkmenler, Kalaçlarla birlikte 24 boydur ama Kalaçlar kendilerini ayrı kabul ederler. Hükümdar şu Uygurların yanına gitti. Uygurlar gece baskını yaparak iskender’in öncülerini bozguna uğrattılar.Sonra iskender ile şu barıştılar. iskender Uygur şehirlerini yaptırdı ve geri döndü. Hükümdar şu da Balasagun’a dönerek bugün şu adıyla anılan şehri yaptırdı ve buraya bir tılsım koydurttu. Bugün de leylekler bu şehrin karşısına kadar gelir, fakat şehri geçip gidemezler. Bu tılsımın etkisi hâlâ sürmektedir.Bu destana göre iskender Türkistan’a geldiğinde Türkmenlerin dışındaki Türkler doğuya çekilmişlerdi. iskender Türkistanda mukavemetle karşılaşmamış bu sebeble de ilerlememiştir. Büyük ölçüde çadırlarda yaşayan Türkler iskender’in seferinden sonra şehirler kurmuş ve yerleşik hayatı geliştirmişlerdir.

Manas Destanı

Kırgız Türkleri arasında doğan Manas destanı Kazak-Kırgız Türk kültür dâiresi içinde bugün de bütün canlılığı ile yaşamaktadır. Bu destanın XI ile XII. yüzyıllarda meydana geldiği düşünülmektedir. Destanın kahramanı Manas da, Oğuz Kağan destanının islâmî rivayetindeki ve Satuk Buğra Han gibi islâmiyeti yaymak için mücadele eden bir kahramandır. Böyle olmakla beraber Manas destanında islâmiyet öncesi Türk kültür , inanç ve kabullerinin tamamını görmek mümkündür. Bazı varyantları 4oo.ooo mısra olan Manas destanı Türk-Bozkır medeniyetinin Kazak -Kırgız dâiresinin kültür belgeseli niteliğindedir.



Hakkında admin

İlginize teşekkürler


Tayfur köyü antik Trakyen tahtı

Trakyen yarımadası Tayfur köyünde Trakyenlerden günümüze tarih

Çanakkale Trakyen yarımadası ( Thracian Chersonesos) Tayfur köyü mübadele Türklerinin Rumlardan kalma köyüdür. Kaya oyma Trakyen …


Çok yaşlı dut ağacı- Karainebeyli

Gelibolu Karainebeyli Kalaycı dede antik alanı

Kalaycı dede  antik alanı Gelibolu  Karainebeyli köyü Kara Nebi antik mezarlığı yakınındadır. Kalaycı dede  antik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi



*


Hakkında antikor