Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net
ev / Dil / Osmanlı devleti ülkelerarası ilişkilerdeki dil çevirmenlik tarihi ve Yahudi dil çevirmenler..

Osmanlı devleti ülkelerarası ilişkilerdeki dil çevirmenlik tarihi ve Yahudi dil çevirmenler..

Küçük bir beylikten doğan imparatorluk muhakkak ki ülkelerarası ilişkiler ile var olacaktır, bunlar sadece savaş ile yapılmaz, dil ile yapılan iletişim çok önemli kararları yönetir…
.
Osman Bey döneminde sadece İznik Bizans devleti döneminden kalan Bizanslı tekfur (Bizans İmparatorluğu zamanında vali-bey düzeyinde olan yöneticiler) ile olan ilişkileri tarihe yansımıştır, bu ilişkilerde iletişim sorunlarının nasıl sağlandığı bilinmez ama Bizanslı halkın Selçuklu halk ile ilişkileri yaklaşık 200 yıldır sürmektedir ve çevirmenlik-tercumanlık işini Türk halkı ile anlaşabilen tüccarlar sağlamaktadır.


.
Osman Bey’den başlayan Osmanlı Yahudi ilişkileri, ticaret yapan Yahudilerin çok dil bilmeleri nedeniyle Yahudi toplum tarafından çevirmenlerin yaptığı bilinmektedir..
Yahudi-Osmanlı ilişkileri Orhan bey döneminde hızlandırılmıştır ve bu ilişkiler Osmanlı devletinin yükseliş döneminde çok önemli rol oynamıştır.
.
“Divan-ı Hümayun tercümanlığı- Divan tercümanlığı görevi, Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselme döneminde Yahudiler tarafından yürütülürken gerileme döneminde Fenerli Rumlara geçmişti.
https://tr.wikipedi0.org/wiki/Tercüme_Odası”
.
“1821 yılındaki Yunan İsyanı sırasında isyancılarla işbirliği yaptığı ortaya çıkarılan Divan-ı Hümayun tercümanı Kostaki Morozi’nin idam edilmesinden sonra Osmanlı Devleti, devlet hizmetinde Rumların kullanılmamasına karar verdi.
https://tr.wikipedi0.org/wiki/Yahya_Naci_Efendi”
.
Yahya Naci Efendi 1821’de ilk Müslüman Divan-ı Hümayun tercümanı olarak görevlendirildi.
Onun bu göreve getirilmesi ile “Büyük Rüm Tercümanlar Çağı” diye anılan devir kapandı; hiçbir Rum divan tercümanı olarak görev yapamadı.
Devletin tercüman ihtiyacını karşılamak üzere Yahya Naci Efendi’nin seçilen memurlara ders vermeye başlaması ile Tercüme Odası’nın temelini atıldı.
“Yahya Naci Efendi’nin ne zaman ve nerede doğduğu, ailesi, gençliği ve öğrenimi hakkında bilgi yoktur.
Kaynakların çoğunda Rum asıllı olduğu, sonradan Müslümanlığı kabul ettiği; kimlerinde Rum ve Yahudi olduğu kimilerinde ise Rum, Yahudi ve Bulgar asıllı olduğu belirtilirken kimi kaynaklarda öz ve öz Türk olduğu ifade edilir.”
https://tr.wikipedi0.org/wiki/Yahya_Naci_Efendi
.
.
Eldeki bu tarihi bilgiler Osmanlı devletindeki yabancıların devlet yönetiminde ne kadar önemli olduğu ve Osmanlı Beyliği’nin bir imparatorluk oluşunda ve imparatorluğun yıkılışında nasıl görev yaptıklarını aydınlatmaktadır.
.
Bu bilgiler Osmanlının yükselişinde Yahudi toplumu ile olan birlikteliğini göstermektedir.
Bu bilgileri iki yönde incelemek gerekir:
1- Osmanlıyı Yahudilerin terk etmesinin sebebi Osmanlının gerilemesi .. midir…
2 Yoksa Osmanlı’yı yükselten Yahudiler imparatorluk büyüdükten sonra yeterli gücu bulup Avrupayı ellerine almak için.. mi Avrupaya gitmişlerdir…
Asıl sebebi bilmek önemlidir..
Her ikisi ayni anda olmuştur…
.
.
Mühendishane hocası Yahya Naci Efendi tercüme işinde kısa bir süre denendiyse de diplomatik Fransızca bilgisine sahip olmadığından deneme başarılı olmadı kararı ile görevden alındı.
Tercümanlığa vekaleten İstavraki Bey adlı Rum memur atanırken Yahya Naci Efendi birkaç yetenekli memura Fransızca ve Rumca öğretmekle görevlendirildi.
Yahya Naci Efendi’nin tercüman yetiştirmek üzere ders vermeye başlaması ile 23 Nisan 1821’de Tercüme Odası kurulmuş oldu.
İstavraki Bey, yaklaşık bir sene sonra Bolu’ya sürülmüş, yerine Yahya Naci Efendi atanmıştır. Yahya Naci’nin yerine Babıâli’de lisan öğretmenliği görevi ise bir Ermeni olan Zenob’a verildi.
Yahya Naci’nin 1824’te ölümü üzerine Mühendishane hocalarından Hoca İshak Efendi tercümanlığa getirildi; bu görevi beş yıl sürdürdü.
1829’da Tercüme Odası bünyesindeki Lisan Odası kapatıldı, öğretmen Zenob sürgüne gönderildi. İshak Efendi de görevden alınarak yerine damadı yamak Halil Esrar Efendi atandı.
Halil Esrar Efendi’nin ölümü üzerine 1835’te Tercüme Odası’nın başına Tecelli Efendi geldi. Bu dönemde Oda’nın görevleri arasında imparatorluğun ilk resmi gazetesi olan Takvim-i Vekayi’nin Fransızca’ya çevrilmesi de eklendi. 1837’de Ali Efendi, Tecelli Efendi’nin yerine Divan-ı Humayun tercümanı oldu.
Tanzimat döneminde İngiliz James Redhouse ve Fransız Geroges Sardou gibi yabancılar da Tercüme Odası’nda öğretmenlik yaptı.
1841’de Tercüme Odası’nın kadrosu 39 kişiye erişti
Tercüme Odası, en önemli değişimleri 1856’da geçirdi. Diplomatik yazışmalar ile ilgili olarak Tercüme Odası’na bağlı “Tahrirat-ı Ecnebiye Odasıé açıldı. Kırım Savaşı nedeniyle İngilizce evrakların Hariciye Nezareti’ne gelmesi üzerine Tercüme Odası’nda İngilizce tercüme de yapılmaya başlandı.
Tercüme Odası, 1871’de Hariciye Nezareti’nin bir bürosu haline getirildi
.
“Bu arada Osmanlı devletinde misyoner yabancı okullar açıklarak yabancı dil eğitimleri ile eğitimler yapılmış ve yabancılar tarafından devlet içersindeki yönetici kadrolar oluşturulmuştur, bu oluşum Osmanlı devletinin yıkımında kullanılmıştır.”
.
Tercüme Odası’nın dile etkisi
Tercüme Odası Tanzimat Devri’nde Türk dilini ve düşüncesin etkileyen bir okul haline geldi. Tercüme Odası tercümanlarının çevirileri soruncu Türkçe, teknik sözcükler dışında da Batı dünyasının deyimi ve sözcüklerini almaya başladı, Fransızca sözcük kullanmak moda oldu; “nation, liberte, civilization” gibi sözcükler aynen alındı. Tercüme Odası yabancı dilden yapılan tercümelerle dilde yeni bir üslubun da geliştiricisi oldu.
Osmanlıcadaki uzun başlangıç cümleleri, dualar, övgüler, çift sözcükler giderek bırakıldı;sanat yapma düşüncesiyle yazılan süslü nesrin yerini, düşünceye öncelik veren, kısa cümlelerden oluşan sade, anlatımlar aldı.
“Osmanlı tercuman-dil çevrimi kurumlarının tarihi seyri Arapça-Farsça-Türkçe birlikteliği olan Osmanlıcanın Osmanlı topraklarında iklinci dil olamsını oluşturmuş ve bu yıkımın sonunda Türkiyede milliyetçilik oluşmuş Osmanlı devletinin yıkılmasından sonra alfabe değiştirilerek günümüz alfabesi resmi yazı olmuş ve gelişen zamanda Türkçe kelimeler ve Türkiye Türkçesi gelişmiştir.
.
.
Sonuç olarak Osmanlı’nın Yahudi toplumu ile olan birlikteliği iki muhalif millet olmaya ve sonunda imparatorluğun yıkılmasına kadar gelen olaylara tarih tanıklık etmiştir.
.
Osmanlı devleti Yahudilere dünyada kucak açan tek devlettir, Osmanlı olmasa idi bu gün dünyada Yahudi zenginliği ve İsrail devleti olamaz idi.
.
.
Mühim not 1:
Yahudi çevirmenler Bizans devletinde de ayni görevlerde bulunmuştur.. Yahudi halkının birinci işi ticarettir, bu sebepten milletler arası ticaret çok dil bilmek zorunluluğunu oluşturur, Yahudi halkı bu sebepten çok dil bilen halktır, dünya ticaret tarihinde ve dünya milletlerarası ilişkiler tarihinde Yahudi halkının izleri vardır.
.
Mühim not 2:
Mustafa Kemalin Türkçeye verdiği önem Cumhuriyetin kuruluşundaki önemini zamanla kaybetmiş, Türkiyede yabancı okullar ve yabancı diller Türk ulusuna baskı oluşturmuştur, bu gidiş bir kere daha bir ülkenin yıkımına şahitlik edecek yıllara doğru gitmektedir.
.
Mühim not 3:
Günümüzde internet yayınları dünyanın yeni sısırsız bilgi ağıdır, bu ağdaki bilgiler her dilde yazılmıştır, bu bilgileri translate-çeviri imkanı ile kendi dilinize çevirip yararlanabilirsiniz, Yeni telefonlardaki imkanlar ile kitapları kamerasına gösterdiğinizde yabancı dilde yazılmış kitapları kendi dilinizden okuyabilirsiniz.

.

Marko polo Kubilay Han görüşmesi.

.

.

.

.

Hakkında Türk Bilimi