Mö. 530, Ahameniş İmparatorluğu’nun ilk imparatoru II. Kiros’un ordusu, düşmanlarının kalelerine saldırmak için Abşeron petrolünü yakıcı bir silah olarak kullandığı tarihi kayıtlarda görülmüştür.
Mö. 330, Makedonyalı Büyük İskender’in askerleri Abşeron Yarımadası’ndan elde edilen petrolü aydınlatma amacıyla kullandılar. Bunu tulumlarda veya toprak kaplarda taşıdıkları tarihte kaydedilmiştir.
500, Petrolün 3. ve 4. yüzyıllardan itibaren ticarette kullanıldığına dair kanıtlar mevcuttur. Apsheron yarımadasındaki petrol üretimine ilişkin bilgiler birçok Arap ve Fars yazarların el yazmalarında bulunabilir .
1271, Ünlü gezgin Marco Polo’nun ” il Milione ” adlı eserindeki şu paragrafın Bakü petrolüne bir gönderme olduğuna inanılıyor:
“Gürcistan sınırına yakın bir yerde, yüz geminin aynı anda yükleme yapabileceği kadar bol miktarda yağ fışkıran bir kaynak vardır. Bu yağ yenilebilir değildir; ancak yakacak olarak ve kaşıntı veya uyuzdan etkilenen insanlar ve develer için merhem olarak iyidir. İnsanlar bu yağı almak için uzaklardan gelirler ve tüm çevrede bundan başka hiçbir yağ yakılmaz.”
1593, Balaxani’deki 1593 tarihli bir yazıtta, elle kazılmış, 35 m derinliğinde bir kuyu anılıyor.
1611, Türk bilim insanı ve seyyah Evliya Çelebi (1611–1683) , “Bakü kalesinin çevresinde beyaz ve siyah asit rafine edilmiş yağ üretilen 500 kuyu bulunduğunu” bildirmiştir.
1636 yılında Alman diplomat ve gezgin Adam Olearius (1603–1671, ” Ölschläger “, genellikle “Adam Oleary Elshleger” olarak da yazılır) Bakü’deki 30 petrol kuyusunun bir tanımını yapmış ve bazılarının fışkırarak petrol çıkardığını belirtmiştir.
1683 yılında Bakü petrol endüstrisinin ilk ayrıntılı açıklaması, İran’daki İsveç Büyükelçiliği Sekreteri Engelbert Kaempfer tarafından yapılmıştır. Notlarında , doğal gazın yüzeye çıktığı yerlerin varlığını doğrulamaktadır. Kaempfer, “alevli bozkır”ı şu şekilde tanımlar: “… tuhaf ve harika bir manzara oluşturuyordu, çünkü bazı çatlaklar büyük, diğerleri ise oldukça büyük alevlerle yanıyordu ve herkesin yukarı çıkmasına izin veriyordu; üçte biri duman veya en azından algılanabilir minimum buharlaşma çıkarıyordu ve ağır ve kötü kokulu bir petrol kokusu yayıyordu. 88 basamak uzunluğunda ve 26 basamak genişliğinde bir alanı kaplıyordu.”
1803 yılında Hacı Kasimbey Mansurbekov, Bibi-Heybat koyunda, kıyıdan 18 ve 30 metre uzaklıktaki iki kuyudan dünyanın ilk denizaltı petrol çıkarma işlemine başladı; bu kuyular daha sonra 1825’te şiddetli bir fırtına tarafından tahrip edildi. Petrol çıkarma yöntemleri ilkeldi, çoğunlukla sığ, elle kazılmış kuyular kullanılıyordu.
1806’da Rus İmparatorluğu Bakü Hanlığı’nı işgal etti ve petrol üretimini devlet işletmesi olarak devraldı, yaklaşık 120 kuyu yılda yaklaşık 200.000 pood petrol üretiyordu.
Daha sonra, petrol üretimi için bireylere 3-4 yıllık özel sözleşmeler verildi ve böylece Farsça otkupçina (kısa vadeli) kiralama sistemi oluşturuldu.
Mirzə Zeynalabdin Tağı oğlu Tağıyev
“Mirza unvanı Azerbaycan’da Timurlu hanedanlığından sonra kullanılmaya başlandı. Emir(Amir) Timur’un çocuklarına Emirzade deniyordu. Bu kelime daha sonra mirza haline geldi.”
Tağ (Dağ)
Bakü’nün İçerişeher semtinde dünyaya geldi. Kesin doğum tarihi bilinmez.
1821-1823 arasında ve 1838’de dünyaya geldiğine dair kaynaklar vardır. Ayakkabıcılık yaparak geçimini sağlayan bir babanın oğlu idi. İş hayatına çocuk yaşta inşaat işçisi olarak başladı. Duvar ustalığı, inşaat kalfalığı ve müteahhitlik yaptı.
1870’te iki kazanlı gaz yağı fabrikası satın aldı.
1873’te Ortakları ile beraber devletten toprak satın alıp bu topraklarda petrol aradı. İki yılın sonunda arazisinde petrol bulunması sonucu Azerbaycan’ın en zenginleri arasına girdi.
1877 yılında T.Z. Tagiyev Ticaret Evi’ni kurarak sondaj, üretim, petrolün taşınması gibi birçok alanda çalışmalara başladı.
1883 Eğitim, kültür, yayıncılık ve şehircilik alanındaki faaliyetlerine bu yıllarda başlayan Tağıyev, Bakü’de ilk tiyatro binasını yaptırdı (27 Kasım 1883’te açılan bina günümüzde Müzikal Komedi Tiyatrosu’nun binasıdır).
1889’da atların kullandığı demir nakliye yolunu (konka) faaliyete geçirdi ve böylece Bakü’nün yeşillendirme faaliyetleri başladı.
1895’te Rusya Türkleri’nin ilk gazetesi Kaspi’yi satın aldı ve başına Alimerdan Topçubaşov’u getirdi. Rusça yayımlanan Kaspi, 1903’e kadar Azerbaycan aydınlanmasını temsil eden tek gazete olarak kaldı.
1896 yılında Merdekân’da Bağcılık Okulu’nu açtı.
1897’de Tağıyev bilinmeyen bir nedenle petrol kuyularını, taşıma filosunu, petrol depolarını, demiryolu taşıma cenderelerini bir İngiliz şirketine satarak petrol çıkarma işini bıraktı.
Bu tarihten sonra petrol pazarlama ve dokumacılık işi ile uğraştı. Bakü’de bir dokuma fabrikası kurmak için başvuran Tağiyev, izni 3 yılda alabilmişti. Nihayet fabrika inşa edildiğinde Azerbaycan için yeni bir sanayi kolu ve gelir kaynağı doğmuş oldu. Çok sayıda işçiye istihdam olanağı sağlayan fabrika, Moskova ve Lodz firmaları ile rekabete girdi. Kısa bir süre sonra kundaklanmak istendi ise de yangın, itfaiye ve işçilerin yardımıyla büyümeden söndürüldü. Tağıyev, fabrikasındaki işçilere büyük önem verdi. Bütün işçilere sıcak su ve aydınlatma tesisatı olan lojmanlar yapıldı. Okul, mescid, revir açıldı.
1901’de Ülkedeki ilk kzı okulu olan İmparatoriçe Aleksandra Fyodorovna adına Rus-Müslüman Kız Mektebi Tağıyev’in yoğun gayreti ile açıldı. Bu okul, Tağıyev’in Okulu olarak tanındı.
1904 yılında Hazar’da en büyük taşıma şirketi ise Hazar Taşımacılık’ta büyük hisse sahibi olan Tagiyev, KürHazar isminde yeni bir taşımacılık şirketi kurdu. Rusya’nın en büyük şirketlerinden olan Kafkas Merküri ve Şark Cemiyeti şirketleriyle rekeabet girdi. Gemi Sahipleri Birliği’ni kurdu, limanlara köprü, ambar yapımı ile ilgilendi. Hazar Denizi’inde balıkçılığa da yatırım yaptı. Deniz balık yataklığı yapan nehirleri satın aldı ve Dağıstan’a bir soğuk hava deposu yaptırdı.
1914’te Tağıyev’in kurduğu Bakü Ticaret Bankası faaliyete geçti.
28 Nisan 1920’de Sovyet Rusya Azerbaycan’ı işgal etmesinden sonra bütün serveti elinden alındı. Neriman Nerimanov’un talimatı ile kendisine mülk seçme olanağı verilince Merdan’daki bağ evini seçti ve ömrünün sonuna kadar orada yaşadı.
1 Eylül 1924 yılında evinde hayatını kaybetti. Merdekan’daki din alimi Ahund Hacı Turab’ın türbesinin yanına gömülmüştür.
Bakü’deki evi günümüzde Ulusal Tarih Müzesi’dir
.
.
.
.
.
.
TÜRK BİLİMİ TURKS SCİENCE | TÜRK DÜNYASI BİLİM YAYINLARI Türk dünyasının bilim yayınları

